Akdeniz foku, bilimsel adıyla Monachus monachus, dünyanın en az sayıda bireye sahip fok türlerinden biri olarak koruma çalışmalarının odağında bulunuyor. Türkiye kıyılarındaki üreme mağaralarında yürütülen izleme çalışmaları bu yıl genişletildi. Araştırma ekipleri, mağara girişlerine yerleştirilen hareket algılamalı kameralarla türün kullanım sıklığını kayıt altına alıyor.
İzleme çalışmasının temel amacı, hangi mağaraların üreme için düzenli olarak kullanıldığını belirlemek. Bu bilgi, koruma alanlarının sınırlarının çizilmesinde doğrudan kullanılıyor. Araştırmacılar, türün insan varlığına karşı oldukça hassas olduğunu, bu nedenle mağaralara fiziksel girişin en aza indirildiğini belirtiyor.
Akdeniz foku, gündüz saatlerinin büyük bölümünü kıyı mağaralarında geçiriyor ve beslenmek için açık suya çıkıyor. Yetişkin bireylerin boyu iki metreyi aşabiliyor. Yavruların ilk haftalarını mağara içinde geçirmesi, üreme mağaralarının korunmasını türün devamlılığı açısından belirleyici kılıyor.
Balıkçılıkla yaşanan etkileşim de çalışmanın önemli bir başlığı. Ağlara takılma, tür için en ciddi tehditlerden biri olarak sayılıyor. Bu nedenle bölgedeki balıkçılarla düzenli bilgilendirme toplantıları yapılıyor ve zarar gören ağların telafisine yönelik bir mekanizma üzerinde çalışılıyor. Araştırmacılar, balıkçıların gözlem bildirimlerinin veri toplamada önemli katkı sağladığını aktarıyor.
Deniz kirliliği ve kıyı yapılaşması da baskı unsurları arasında yer alıyor. Mağara girişlerinin yakınındaki tekne trafiği, hayvanların mağarayı terk etmesine yol açabiliyor. Koruma ekipleri, hassas bölgelerde tekne yaklaşımını sınırlayan işaretlemelerin artırılması için ilgili kurumlarla görüşme yürütüyor.
Çalışma kapsamında kıyı yerleşimlerinde bilgilendirme etkinlikleri de düzenleniyor. Okullarda yapılan sunumlarda türün yaşam döngüsü anlatılıyor ve gözlem yapılması hâlinde hangi kuruma bildirim yapılacağı aktarılıyor. Araştırma ekipleri, yerel halkın katılımının koruma çalışmalarının sürdürülebilirliği açısından belirleyici olduğunu vurguluyor.