Bursa’da bu yıl üçüncü kez düzenlenen gastronomi haftası, şehrin mutfak kültürünü merkeze alan bir programla başlıyor. Etkinliğin açılış gününde İskender kebap, kentin en bilinen lezzeti olarak özel bir bölümde ele alınacak. Organizasyon ekibi, ziyaretçilerin yalnızca tadım yapmakla kalmayıp hazırlık aşamalarını da yakından izleyebileceği bir kurgu tasarladıklarını belirtiyor.
Programın ilk gününde et terbiyesi, döner kesimi ve tereyağının sıcaklık ayarı gibi teknik başlıklar uygulamalı olarak anlatılacak. Uzun yıllardır ocak başında çalışan ustalar, ziyaretçilere pidenin ne kadar ince açılması gerektiğinden domates sosunun kıvamına kadar ayrıntıları gösterecek. Etkinlik alanında ayrıca kebabın yanında sunulan yoğurdun geleneksel yöntemlerle nasıl mayalandığı da anlatılıyor.
Gastronomi haftası yalnızca tek bir yemekle sınırlı değil. Programda Bursa mutfağının diğer öne çıkan tatlarına, özellikle kestane şekeri ve İnegöl köftesine ayrılmış oturumlar bulunuyor. Şehirdeki üreticiler kendi tezgâhlarını kurarak yerel ürünleri tanıtıyor; zeytin, ceviz ve kestane üreticileri hasat süreçlerini anlatan kısa sunumlar yapıyor. Ziyaretçiler bu tezgâhlardan doğrudan alışveriş de yapabiliyor.
Etkinliğin bir bölümü çocuklara ayrılmış durumda. Küçük ziyaretçiler için kurulan mutfak atölyesinde basit hamur işleri yapılıyor, gıda israfını azaltmaya yönelik kısa bilgilendirmeler veriliyor. Organizasyon ekibi, çocukların yemeğin nereden geldiğini görmesinin beslenme alışkanlıkları üzerinde uzun vadeli bir etkisi olduğunu düşündüklerini söylüyor.
Hafta boyunca sürecek programda ayrıca gastronomi turizmi üzerine bir panel düzenlenecek. Panelde şehre gelen ziyaretçilerin mutfak deneyimini nasıl planladığı, restoranların bu talebe nasıl yanıt verdiği ve yerel üreticilerin bu zincirin neresinde durduğu tartışılacak. Etkinliğin son gününde ise katılımcı işletmelere yerel ürün kullanımını artırmaya yönelik bir iyi uygulama belgesi verilmesi planlanıyor.
Organizasyon ekibi, geçen yıl elde edilen deneyime dayanarak bu sene ziyaretçi yoğunluğunu dağıtmak için saat dilimli giriş uygulamasına geçtiklerini söylüyor. Böylece atölye alanlarında kalabalık oluşmadan, her katılımcının ocak başında yeterli süre geçirmesi amaçlanıyor. Etkinlik alanına toplu taşımayla ulaşan ziyaretçilere ise küçük bir indirim kuponu veriliyor.